mai

dibeklihan sanat köyü

In Uncategorized on Nisan 5, 2010 at 1:46 pm

Yaka köy sapağına girince ileride kocaman taş bir yapı çarpıyor gözünüze davetkar kapısı içine çekiyor sizi… Her adımda neyle karşılaşıcam diye bir merak sarıyor içinizi her ayrıntı güzel! Yerdeki taşların arasındaki detaylar, ferforjeler, işlemeli taşlar… İlerledikten sonra bir meydana varıyorsunuz solda doğa manzarasının ve dibeklihanın keyfini sürebileceğiniz sevimli bir kafe var ve etrafta ufak ufak dükkanlar var her biri el yapımı özel ürünlerle dolu. Yetkili birini aradığınızda sizi dibeklihan muhtarlığı yazan sevimli bir atölyeye yönlendiriyorlar ve orada sizi güler yüzüyle Cenap bey ve eşi Gülay hanım karşılıyor.
Bağımlılık yapan bir yer burası fırsat bulup gitmek istiyor insan. Huzurlu, keyifli…

Bu muazzam ortamda artık benim takılarımada yer verilmeye başlandı. Şimdilik birkaç parça takımızı yerleştirdik İncik Boncuk dükkanına. Asıl heyecanla yeni koleksiyonumun bitmesini bekliyorum Dibeklihan’a tekrar yolumu düşürmek için…

Mutlaka görülmesi gereken bir yer Bodrum’daysanız ve hala görmediyseniz elinizi çabuk tutun derim…

meslek tanıtım…

In Uncategorized on Mart 12, 2010 at 10:24 am

birkaç gün önce bir arkadaşım aradı, bodrum anadolu lisesine meslek tanıtımı yapıyoruz bu kez farklı bir meslek olsun istemişler bizde seni düşündük! :) … ne güzel düşünmüşsünüz mutlu oldum mezun olduğum okula gidip oradaki öğrencilere mesleğimi tanıtıcaktım garip bir his.

oturdum bir güzel sunumumu hazırladım biyografinin ilk cümlesi “2005 bodrum anadolu lisesi mezunu” :) )) öğrencilerin gözleri büyüdü “hadi yaaaa :P ” …  tanıtımı yaparken öğrencilere söylemek istediğimi tam olarak aktaramadığımı düşünüyorum çünkü karşımda öğretmenim oturuyordu :) öğretmenlerimiz her zaman bizim iyi okullarda, iyi bölümlerde okumamızı ister ve yönlendirmeyide o şekilde yaparlar onların içinde hiç kötü niyet yoktur doğrusunun bu olduğunu düşünürler halbuki bizlere nasıl bir hata yaptırdıklarının farkında olmazlar hele ki kafamız karışıksa.

öss’ ye çalışan bir genç için öss…

hayatının dönüm noktası

bütün hayatını belirleyen sınav

belirsizlik

korku

büyüklerinin beklentilerini karşılayamama korkusu

ya istediğim bölümü kazanamazsam…

bu böyle olmamalı!…

işinizi bir kere seçiyorsunuz ve bir ömrünüzü işinizle geçiriyorsunuz. sizin hayatınız oluyor sabah kalkıp tercih ettiğiniz hayatı yaşamaya gidiyorsunuz. günün en uzun zamanını işinizle geçiriyorsunuz. o zaman ilk olarak ne istediğinizi gerçekten bilmeniz gerekiyor. örneğin ” ben iç mimar olmak istiyorum” diyen bir arkadaş vardı. benim iç mimar olmak isteyen bir arkadaşım 3 yıl ard arda sınava girdi ve sonunda özel okula yazıldı ve girebildiği bölüm yine iç mimarlık değildi.

ama eğer şunu yapsaydı;

sadece 4 yıllıklara takılmayıp 2 yıllık bölümlerden seçmiş olsaydı. “dekorasyon, restorasyon vb….” o 3 yıl içinde; çok istediği bir bölüm olduğundan 2 yıllık okulunu çoktan başarıyla bitirmiş. öss den çok daha kolay bir sınav olan dgs ye girmiş, İç mimarlığa geçiş yapmış ve son sınıfa geçmiş olabilirdi.

çevrenizden etkilenmeyin. 2 yıllık demek hiçbirşey öğrenmiyorsun demek değil. 4 yıl okuyup üstüne yüksek yapıp üstüne yine yurtdışına gidip bilmem ne yapıp dönüp açıkta kalan arkadaşlar var.

tamamen sizin içinizdeki meslek aşkıyla alakalı bu durum siz ne olmak istiyorsunuz ve o meslekte kendinizi nerede görüyorsunuz? sadece gerçekten inanın!..

heyecan,panik,mutluluk…

In Uncategorized on Mart 8, 2010 at 11:59 am

bugün çok rüzgarlı ve kasvetli bir hava var dışarıda. tam atölyede otur üret havası… birazda düşün düşün .oktur işin havası :) … bende düşünme kısmına başladım üretim öncesi. mart ın ortalarına geliyoruz. sezona 1-2 ay kaldı yeni koleksiyon yetiştirme telaşı var. bir yandan sağa sola bakınıp kiraları soruşturuyorum. çok büyük geliyorlar, ama umut hiç sönmüyor uygun bir fiyata uygun bir yer var biliyorum ama henüz ulaşamadım kendisine… panik oluyorum yetişmem lazım sezona… göğsümün ortasından mideme inen heyecan kıpırtıları oluşuyor ve mutluluk hormonu salgılıyorum bir yandan koleksiyonumun bitmiş halini düşlerken… güzel olacak… ama çok çalışmalı çok… yoksa eksik kalır birşeyler ve tam olarak istediğin kıvama gelmez hiçbir üretim… heyyy şimdi silkelenip kendine gelme vakti!.. hadi bakalım üretime!… bekleyinnnnnn 2-3 ay sonra yeni takıntılarımla buluşacaksınız….

Follow

Get every new post delivered to your Inbox.