Yaka köy sapağına girince ileride kocaman taş bir yapı çarpıyor gözünüze davetkar kapısı içine çekiyor sizi… Her adımda neyle karşılaşıcam diye bir merak sarıyor içinizi her ayrıntı güzel! Yerdeki taşların arasındaki detaylar, ferforjeler, işlemeli taşlar… İlerledikten sonra bir meydana varıyorsunuz solda doğa manzarasının ve dibeklihanın keyfini sürebileceğiniz sevimli bir kafe var ve etrafta ufak ufak dükkanlar var her biri el yapımı özel ürünlerle dolu. Yetkili birini aradığınızda sizi dibeklihan muhtarlığı yazan sevimli bir atölyeye yönlendiriyorlar ve orada sizi güler yüzüyle Cenap bey ve eşi Gülay hanım karşılıyor.
Bağımlılık yapan bir yer burası fırsat bulup gitmek istiyor insan. Huzurlu, keyifli…
Bu muazzam ortamda artık benim takılarımada yer verilmeye başlandı. Şimdilik birkaç parça takımızı yerleştirdik İncik Boncuk dükkanına. Asıl heyecanla yeni koleksiyonumun bitmesini bekliyorum Dibeklihan’a tekrar yolumu düşürmek için…
Mutlaka görülmesi gereken bir yer Bodrum’daysanız ve hala görmediyseniz elinizi çabuk tutun derim…